Focus Club Tr
Bu site kapanmıştır.
YENİ sitemiz; www.FocusClubTr.com




 
AnasayfaTakvimSSSKayıt OlGiriş yap
uA_Y_C_A
9260 Mesajlar - 29%
YSF
5163 Mesajlar - 16%
esmerce
4642 Mesajlar - 14%
BARAN
3931 Mesajlar - 12%
drmert
2899 Mesajlar - 9%
siyah&beyaz
2446 Mesajlar - 8%
ALPER
1150 Mesajlar - 4%
madmax5
1092 Mesajlar - 3%
Anchowy61
914 Mesajlar - 3%
Samet Özeren
688 Mesajlar - 2%

Paylaş|

Hergün 1 Yeni bilgi :)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4 ... 11 ... 19  Sonraki
YazarMesaj
drmert
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 2899
Nerden : Hatay
Yaş : 39
Kayıt tarihi : 19/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) Çarş. 17 Mart - 10:23

Kıyamete az kaldı demedi demeyin Shocked
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
uA_Y_C_A
Yönetim
Yönetim
avatar
Mesaj Sayısı : 9260
Nerden : istanbul
Kayıt tarihi : 18/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) Çarş. 17 Mart - 10:40

Niye ki




Sizleri Focus III harici konularımıza da bekliyoruz yeah


'08 -Titanium-Fırtına Grisi-
Sarıyla Kırmızı bir ateştir kalplerde...
If we can't live together, we're going to die alone


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.focusclubtr.com
drmert
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 2899
Nerden : Hatay
Yaş : 39
Kayıt tarihi : 19/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) Çarş. 17 Mart - 11:08

Baksana bir CD'ye 5 km yol ssığdırıyo elin gevuru Gülüş
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
uA_Y_C_A
Yönetim
Yönetim
avatar
Mesaj Sayısı : 9260
Nerden : istanbul
Kayıt tarihi : 18/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) Çarş. 17 Mart - 11:23

muhaha Cd neki onun 20 katı Blu-Ray var ahaha




Sizleri Focus III harici konularımıza da bekliyoruz yeah


'08 -Titanium-Fırtına Grisi-
Sarıyla Kırmızı bir ateştir kalplerde...
If we can't live together, we're going to die alone


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.focusclubtr.com
drmert
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 2899
Nerden : Hatay
Yaş : 39
Kayıt tarihi : 19/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) Çarş. 17 Mart - 13:22

Acaba km'de ne yakıyo bu meret Gülüş
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
uA_Y_C_A
Yönetim
Yönetim
avatar
Mesaj Sayısı : 9260
Nerden : istanbul
Kayıt tarihi : 18/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) Çarş. 17 Mart - 14:38

biraz çok yakıyor daha lpg si çıkmadı Smile




Sizleri Focus III harici konularımıza da bekliyoruz yeah


'08 -Titanium-Fırtına Grisi-
Sarıyla Kırmızı bir ateştir kalplerde...
If we can't live together, we're going to die alone


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.focusclubtr.com
uA_Y_C_A
Yönetim
Yönetim
avatar
Mesaj Sayısı : 9260
Nerden : istanbul
Kayıt tarihi : 18/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) Çarş. 17 Mart - 21:31

Hergün 1 Yeni Bilgi =)

Kibriti İlk Kim Bulmuştur? Tarihi Gelişimi Nasıl Olmuştur?

1680’ de Robert Boyle, kükürtlü kibrit aracılığıyla ateşi elde etmeyi becerdi. Keşfedilmesinin üzerinden binlerce yıl geçmiş olmasına rağmen ateş pratik halde elde edilemiyordu. Önceleri bir çelik, bir metal parçasına sürtülüyor ve ateş elde ediliyordu. Boyle’ nin kibriti, zımpara kağıdına sürtülmek suretiyle ateş alıyordu.

1827'de John Walker adlı bir İngiliz kimyacı, bir tahta çubuğun ucunu çeşitli kimyasallarla kaplayıp kuruttuktan sonra, çubuğun herhangi bir yüzeye sürtülmesiyle ateşin ortaya çıktığı keşfetti. Walker'ın kullandığı kimyasallar da antimon sülfür, potasyum klorat, zamk (gum) ve nişastaydı. İcadı da Türkçeye sürtünme kibriti olarak çevireceğimiz (friction matches) kibrit çeşidiydi.

1831 yılında kullanılışı basit ilk kibrit ise 19 yaşındaki genç bir Fransız öğrenci olan Charles Sauria tarafından beyaz fosfor kullanılarak yapılmıştır. Kokusuz kibrit olmasına rağmen beyaz fosforun zehirli olmasından dolayı pek tutulmamıştır.

1855'de İsveçli Johan Edvard Lundstrom ilk güvenlik kibritinin patentini almayı başarmıştır. Yaptığı kibrit ise bir kutunun dış yüzeyine kırmızı fosfor sürüp kalan kimyasal maddeleri ise kibrit çöpünün uç kısmına yerleştirilmesi sonucu meydana geliyor. Beyaz fosforun zehirinden ve sürtünme kibritlerinde görünen şiddetli alev alma sorunlarını gidermiştir.

1889'da Joshua Pusey, ilk kibrit kutusunu icat edip patentini almış, 1896'da patentini Diamond Match Company'ye 4000 dolar ve bir iş karşılığında satmıştır.





Sizleri Focus III harici konularımıza da bekliyoruz yeah


'08 -Titanium-Fırtına Grisi-
Sarıyla Kırmızı bir ateştir kalplerde...
If we can't live together, we're going to die alone


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.focusclubtr.com
uA_Y_C_A
Yönetim
Yönetim
avatar
Mesaj Sayısı : 9260
Nerden : istanbul
Kayıt tarihi : 18/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) Perş. 18 Mart - 20:05

Hergün 1 Yeni Bilgi =)


18 Mart Çanakkale Savaşı

Çanakkale Savaşı, I. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası'nda Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir. İtilaf Devletleri; Osmanlı Devleti'nin başkenti konumundaki İstanbul'u alarak boğazların kontrolünü ele geçirmek, Rusya'yla güvenli bir tarımsal ve askeri ticaret yolu açmak, Alman müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletlerini zayıflatmak amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı'na girmişlerdir. Ancak saldırıları başarısız olmuş ve İtilaf Devletleri geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Savaş sonucundan iki taraf da çok ağır kayıplar vermiştir.

Çanakkale Savaşı'nın Nedenleri

Osmanlı Devleti 2 Ağustos 1914 tarihinde Alman İmparatorluğu ile, İttifak Devletleri safında yer almak üzere bir antlaşma [3] imzalamıştı. Ancak bu antlaşma, savaş hazırlıkları henüz başlamadığı için [4] gizli tutulmuştu. Osmanlı Devleti'ni bu antlaşmanın hemen ertesinde seferberlik hazırlıklarına başlamıştı. Aynı zamanda Osmanlı Devleti, "silahlı tarafsızlık"ını ilan etmiştir.

Akdeniz’de Kraliyet Donanması önünden çekilen Alman Goeben muharebe gemisi ve Breslau ağır kruvazörü [5][6]nin Amiral Sukon komutasında 10 Ağustos 1914 günü Çanakkale Boğazı’nı geçerek İstanbul’a gelmeleri büyük bir gerginlik yaratmıştı, çünkü Osmanlı Devleti, Boğazlar Antlaşması gereği boğazları tüm savaş gemilerine kapalı tutmak durumundaydı. Alman Donanması’na bağlı bu gemilerin Boğazdan geçişine izin vermek savaş nedeni sayılacaktı. Ancak Osmanlı Devleti, bu gemilerin Almanya’dan satın alındığını açıklayarak gerginliği ertelemiştir. Söz konusu gemiler 16 Ağustos 1914 tarihinde Yavuz ve Midilli adlarıyla Osmanlı Donanması’na katılmışlardı. Bu gemilerdeki Alman mürettebat, Osmanlı Donanması’na ait subay ve erat üniformaları giyerek gemilerdeki görevlerini sürdürmüşler, Amiral Souchon ise Osmanlı Donanması Komutanlığı’na getirilmişti. Böylece Almanya, yakın gelecekte Rus limanlarına karşı kullanılmak için iki büyük silahını Akdeniz'den geçirerek Karadeniz'in hemen yakınına atmış olmaktadır. Bu silahlar Ekim 1914 ayında hem Rus limanlarını vurmak için, hem de Osmanlı Devleti'ni bir oldu bittiye getirerek savaşın içine çekmekte kullanılacaktır.[7]

Savaşın Sonrası ve Etkileri

Toplumsal Etkileri

Çanakkale Savaşı, ilgili bütün ulusları derinden etkilemiştir. Avustralya ve Yeni Zelanda'da Anzak Günü adıyla her yıl düzenli bir seremoni tekrarlanır. Ayrıca Avustralyalı ve Yeni Zelandalılar o gün toplanarak Gelibolu Yarımadası'ndaki Anzakların (ANZAC: Australian and New Zealand Army Corps) çıkarma yaptıkları Anzak Koyu'na gelerek atalarının savaştıkları bu yeri ziyaret ederler.

Çanakkale Savaşı, özellikle de Avustralya ve Yeni Zelanda'yı etkilemiştir. Bu savaştan önce bu iki ülkenin vatandaşları Britanya İmparatorluğu'nun yenilmez üstünlüğünden emindiler ve böyle bir imparatorluğun onları askeri seferlere çağrısından büyük onur duymuşlardı.[kaynak belirtilmeli] Bir propaganda posterinde yer alan Anzak üniforması giymiş bir çocuğun "Baba, Büyük Savaş'ta sen ne yaptın?" sorusu onları şüphesiz etkilemiştir. Ancak Çanakkale Savaşı onların bu büyük güvenini derinden sarsmıştır. Anzaklar için Çanakkale Savaşı'nın önemi çok büyüktür, Çanakkale'den ayrılan Anzaklar savaşın başka cephelerinde savaşmaya gönderilmişler ve gittikleri her yeri Çanakkale'de yaşadıklarıyla karşılaştırmışlardır. Ülkelerine döndüklerinde kahraman gibi saygı görmüşler ve gözlerindeki Britanya İmparatorluğu'nun sonsuz gücü büyük bir yara almıştır. 1 Ocak 1901'de Avustralya Federasyonu kurulmuş, Avustralyalılar on yıllık bir süreçte seçme ve seçilme ile temsil edilme haklarını elde etmişlerdir. Böylece Britanya İmparatorluğu'nun altında bir Avustralya Devleti doğmuştur. Günümüz Avustralya tarihi böyle anlatsa da bu ülkenin gerçek psikolojik bağımsızlığı Gelibolu olarak görülür.[kaynak belirtilmeli] Her yıl çıkarmanın yıldönümü olarak 25 Nisan'da Anzak Günü adıyla anma törenleri düzenlenir ve o gün Avustralya ile Yeni Zelanda'da ulusal tatildir.

Canberra'da Kemal ****** Memorial[27] ve Yeni Zelanda'nın Wellington'un Tarakina Koyu'nda ****** Memorial[28] adlarında anıt dikildi.

Mustafa Kemal ******'ün 1934 Anzak Kutlamaları sebebiyle gönderdiği mesaj ülkeler arası dostluğu pekiştirmiştir:

"Bu Memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yanyana koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır, huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır."[29]

Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra İngiliz ve Fransız donanmalarının geri püskürtüldüğü 18 Mart, Çanakkale Şehitlerini Anma Günü olarak ilan edilmiştir.







Sizleri Focus III harici konularımıza da bekliyoruz yeah


'08 -Titanium-Fırtına Grisi-
Sarıyla Kırmızı bir ateştir kalplerde...
If we can't live together, we're going to die alone


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.focusclubtr.com
esmerce
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 4642
Nerden : Akçay
Yaş : 39
Kayıt tarihi : 22/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) Perş. 18 Mart - 22:20

"Bu Memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yanyana koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır, huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır."


Ne zaman okusam gözlerim dolar, bu nasıl bir büyüklüktür ifadeye bakar mısınız? agla
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Anchowy61
Ghia
Ghia
avatar
Mesaj Sayısı : 914
Nerden : Trabzon
Yaş : 35
Kayıt tarihi : 22/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) Cuma 19 Mart - 9:21

uA_Y_C_A senin sunduğun bu bilgileri benim sınıftaki bilim köşesinde yavaş yavaş kullanmaya başlıyacağım haberin olsun:)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
BARAN
Yönetim
Yönetim
avatar
Mesaj Sayısı : 3931
Nerden : Karşıyaka
Yaş : 40
Kayıt tarihi : 18/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) Cuma 19 Mart - 10:46

Forum adına telif hakkı isteriz yanlız haberin olsun ahaha




Kalk anam kalk, Allah aşkına kalk
bak mevsim umut mevsimi
papatya mevsimi, gül mevsimi
mevsim bahar
dağlar kar
suların coşup taştığı zamandır...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
drmert
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 2899
Nerden : Hatay
Yaş : 39
Kayıt tarihi : 19/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) Cuma 19 Mart - 11:07

Rabbim içimizde ki bu büyük sevgiyi ve aşk'ı eksik etmesin.Bizi bir arada tutan,yenilmez yapan şey yukarıda ki yazıyı her okuduğumuzda yüreğimizde hissettiğimiz ürpertidir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Anchowy61
Ghia
Ghia
avatar
Mesaj Sayısı : 914
Nerden : Trabzon
Yaş : 35
Kayıt tarihi : 22/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) Cuma 19 Mart - 12:04

baran eğitim şart katkınız olsun eğitime:)
drmert sana kesinlikle katılıyorum 18 Mart törenlerinde çocukların havası bile ayrı oluyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
uA_Y_C_A
Yönetim
Yönetim
avatar
Mesaj Sayısı : 9260
Nerden : istanbul
Kayıt tarihi : 18/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) C.tesi 20 Mart - 12:13


Hergün 1 Yeni Bilgi =)


İglo

İglo ya da iglu (İnuitçe: İglu), Eskimoların (İnuitler) bir kısmının sürekli olarak ya da av sezonlarında geçici olarak yaşadığı sıkıştırılmış kardan evdir. İglo, İnuit dilinde "ev" anlamına gelir ve yerel dilde çadır, çamur ya da modern evler için de kullanılır.

İnuitler yaz aylarını hayvan derilerinden yapma çadırlarda, kış aylarını da taş ve çavredeki başka malzemeler kullanılarak yapılmış evlerde geçirirler. Kardan yapılmış iglolar, yalnızca bazı bölgelerde yaşayan İnuitlerce kullanılır. Avlamak amacıyla ailece yolculuğa çıkıldığında, geçici olarak barınmak için kardan iglo yaparlar. Ancak, günümüzde İnuitler de modern bir yaşam tarzını benimsemeye başladıkları için, ev yapımında artık daha çok metal gibi çağdaş malzemeler kullanılmaktadır.

İglo

İglo ya da iglu (İnuitçe: İglu), Eskimoların (İnuitler) bir kısmının sürekli olarak ya da av sezonlarında geçici olarak yaşadığı sıkıştırılmış kardan evdir. İglo, İnuit dilinde "ev" anlamına gelir ve yerel dilde çadır, çamur ya da modern evler için de kullanılır.

İnuitler yaz aylarını hayvan derilerinden yapma çadırlarda, kış aylarını da taş ve çavredeki başka malzemeler kullanılarak yapılmış evlerde geçirirler. Kardan yapılmış iglolar, yalnızca bazı bölgelerde yaşayan İnuitlerce kullanılır. Avlamak amacıyla ailece yolculuğa çıkıldığında, geçici olarak barınmak için kardan iglo yaparlar. Ancak, günümüzde İnuitler de modern bir yaşam tarzını benimsemeye başladıkları için, ev yapımında artık daha çok metal gibi çağdaş malzemeler kullanılmaktadır.






Sizleri Focus III harici konularımıza da bekliyoruz yeah


'08 -Titanium-Fırtına Grisi-
Sarıyla Kırmızı bir ateştir kalplerde...
If we can't live together, we're going to die alone


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.focusclubtr.com
uA_Y_C_A
Yönetim
Yönetim
avatar
Mesaj Sayısı : 9260
Nerden : istanbul
Kayıt tarihi : 18/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) C.tesi 20 Mart - 12:14

Hergün 1 Yeni Bilgi =)


Hamam Böceklerinin Radyasyondan Etkilenmedikleri Doğru Mu?

Hamam böceklerinin kitinden oluşan dış vücut örtüleri, radyoaktif alfa ışınlarını bloke etme özelliğine sahip. Ancak diğer radyoaktif ışımalar için aynı şey geçerli değil. Yani, hamam böcekleri çok yüksek miktarlarda radyasyona karşı direnç gösterebiliyorlar, ancak radyasyona karşı tamamen dirençli değiller.

Böcek bilimciler, yaptıkları bazı çalışmalarla, hamam böceklerinin radyasyona direnç miktarını sayılara dökmeyi de başarmışlar. Buna göre, normal bir insanın dayanabileceği güvenli radyasyon üst sınırı 5 rem iken, insanlar için öldürücü doz 800 rem olarak kabul ediliyor. Hamam böceklerindeyse, türe bağlı olarak öldürücü dozun 67.500-105.000 arasında değişebildiği görülmüş. Bu değer, neredeyse termonükleer bir patlamaya eşdeğer.




Dün teknik sebeplerden dolayı yoktum Smile bugün 2 tane




Sizleri Focus III harici konularımıza da bekliyoruz yeah


'08 -Titanium-Fırtına Grisi-
Sarıyla Kırmızı bir ateştir kalplerde...
If we can't live together, we're going to die alone


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.focusclubtr.com
uA_Y_C_A
Yönetim
Yönetim
avatar
Mesaj Sayısı : 9260
Nerden : istanbul
Kayıt tarihi : 18/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) C.tesi 20 Mart - 12:15

Anchowy61 demiş ki:
uA_Y_C_A senin sunduğun bu bilgileri benim sınıftaki bilim köşesinde yavaş yavaş kullanmaya başlıyacağım haberin olsun:)

Katkımız olacaksa ne mutlu Smile




Sizleri Focus III harici konularımıza da bekliyoruz yeah


'08 -Titanium-Fırtına Grisi-
Sarıyla Kırmızı bir ateştir kalplerde...
If we can't live together, we're going to die alone


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.focusclubtr.com
drmert
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 2899
Nerden : Hatay
Yaş : 39
Kayıt tarihi : 19/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) C.tesi 20 Mart - 16:20

Bak bu son iki bilgi hoştu yeah
Sen yazmadan ben cevap vereyim,öncekiler de hoştu ama bunlar daha hoş yerlerde
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
uA_Y_C_A
Yönetim
Yönetim
avatar
Mesaj Sayısı : 9260
Nerden : istanbul
Kayıt tarihi : 18/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) C.tesi 20 Mart - 16:34

ehehehe Smile yeah




Sizleri Focus III harici konularımıza da bekliyoruz yeah


'08 -Titanium-Fırtına Grisi-
Sarıyla Kırmızı bir ateştir kalplerde...
If we can't live together, we're going to die alone


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.focusclubtr.com
esmerce
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 4642
Nerden : Akçay
Yaş : 39
Kayıt tarihi : 22/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) C.tesi 20 Mart - 18:30

drmert demiş ki:
Rabbim içimizde ki bu büyük sevgiyi ve aşk'ı eksik etmesin.Bizi bir arada tutan,yenilmez yapan şey yukarıda ki yazıyı her okuduğumuzda yüreğimizde hissettiğimiz ürpertidir.


Amin,inşallah bizim gibi düşünenler tahminimden çok çok fazladır..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
uA_Y_C_A
Yönetim
Yönetim
avatar
Mesaj Sayısı : 9260
Nerden : istanbul
Kayıt tarihi : 18/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) Paz 21 Mart - 23:50

Hergün 1 Yeni Bilgi =)


Karnımız Neden Guruldar?

Mide, kaslı bir yapıya sahiptir ve sindirimde çok çeşitli görevleri vardır. Sürekli olarak kasılan, gevşeyen, hareket eden, çalkalanan ve sindiren bir organdır. Midemiz dolu olduğunda, tüm bu aktiviteler normal ilerleyişini sürdürür. Ancak midemiz boş olduğunda da kasılmalar devam eder. Bu kasılma hareketleri devam ederken, mide duvarlarının birbirine sürtünmesi sonucunda da, karın guruldaması dediğimiz sesi duyarız. Bu bize, yemek yeme vaktinin geldiğini hatırlatan bir sinyaldir. Ancak uzun bir süre aç kaldığımızda, kas hareketleri azalır. Bunun nedeni, vücudun açlık fazına girmesi ve sindirilmiş besinler yerine depo yağların kullanılmaya başlamasıdır.

Karnımızın guruldamasının diğer bir nedeni ise, midemiz boş olduğunda içine dolan havadır. Midenin hareketleri ile, içinde bulunan hava kabarcıklarının da ileri-geri hareket etmesi sonucunda, guruldama sesi ortaya çıkar.






Sizleri Focus III harici konularımıza da bekliyoruz yeah


'08 -Titanium-Fırtına Grisi-
Sarıyla Kırmızı bir ateştir kalplerde...
If we can't live together, we're going to die alone


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.focusclubtr.com
drmert
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 2899
Nerden : Hatay
Yaş : 39
Kayıt tarihi : 19/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) Ptsi 22 Mart - 5:16

İnsan şöle göbekli birinin fotoğrafını koyar,sabah sabah strese girdim Gülüş
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
BARAN
Yönetim
Yönetim
avatar
Mesaj Sayısı : 3931
Nerden : Karşıyaka
Yaş : 40
Kayıt tarihi : 18/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) Ptsi 22 Mart - 6:48

yeah
Gerçektende bu nedir yahu, tekrar böyle olabilirmiyim acaba Sad


drmert demiş ki:
İnsan şöle göbekli birinin fotoğrafını koyar,sabah sabah strese girdim Gülüş




Kalk anam kalk, Allah aşkına kalk
bak mevsim umut mevsimi
papatya mevsimi, gül mevsimi
mevsim bahar
dağlar kar
suların coşup taştığı zamandır...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
esmerce
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 4642
Nerden : Akçay
Yaş : 39
Kayıt tarihi : 22/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) Ptsi 22 Mart - 11:48

Odun kafaya kodun,ben böyle olacağım arkadaşlar fena çalışıyorum.






Göbek 13-14cm geriledimi aynı resimdeki gibi olacak ... de resimdeki bayan mı ne?!?! Gülüş
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
uA_Y_C_A
Yönetim
Yönetim
avatar
Mesaj Sayısı : 9260
Nerden : istanbul
Kayıt tarihi : 18/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) Ptsi 22 Mart - 19:51

Hergün 1 Yeni Bilgi =)


Adwaitya - Dünyannın En Yaşlı Hayvanı

Adwaitya (Sanskritçe, mukayese edilemez) (d. yaklaşık 1750 - ö. 22 Mart 2006), bir aldabra cinsi dev kaplumbağa. Hindistan'ın Kalküta şehrinde bir hayvanat bahçesinde yaşamıştır. 256 yıllık yaşı ile zamanının yaşayan en yaşlı hayvanı olarak kabul edilmiştir.

Hayvanat bahçesinin evraklarına göre, Adwaitya 1750 yılında doğmuş, 1875 yılında ingiliz koloni memuru Robert Clive tarafından konuk hediyesi olarak Seyşellerden Hindistan'a getirilmiştir. Bugünkü ismini 2005 yılında almıştır. Ölümünden birkaç ay önce kabuğunda,öldürücü bir enfeksiyona yol açan bir çatlak oluşmuştur. Kadavranın bilimsel incelenmesi sonucunda kaplumbağanın tam yaşı tespit edilir.

Adwaitya'nın ölümünden sonra, yaklaşık 175 yaşındaki Galapagos dev kaplumbağası "Harriet", öldüğü 23 Haziran 2006 tarihine kadar Dünya'nın en yaşlı hayvanı olarak kabul edildi.





Sizleri Focus III harici konularımıza da bekliyoruz yeah


'08 -Titanium-Fırtına Grisi-
Sarıyla Kırmızı bir ateştir kalplerde...
If we can't live together, we're going to die alone


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.focusclubtr.com
drmert
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 2899
Nerden : Hatay
Yaş : 39
Kayıt tarihi : 19/02/10

MesajKonu: Geri: Hergün 1 Yeni bilgi :) Ptsi 22 Mart - 20:31

Fransız devriminden Focus II'ye.....
İyi performans yeah
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Hergün 1 Yeni bilgi :)

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
3 sayfadaki 19 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4 ... 11 ... 19  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Focus Club Tr :: Ortak Alan - Sosyal :: Günlük Paylaşımlar-
İstatistikler - Top 10
En Çok Yazan
Yeni Konu / Mesaj
Kullanıcı AdıMesajları
Konu
Tarih
Yazan
uA_Y_C_A
9260 Mesajlar - 29%
YSF
5163 Mesajlar - 16%
esmerce
4642 Mesajlar - 14%
BARAN
3931 Mesajlar - 12%
drmert
2899 Mesajlar - 9%
siyah&beyaz
2446 Mesajlar - 8%
ALPER
1150 Mesajlar - 4%
madmax5
1092 Mesajlar - 3%
Anchowy61
914 Mesajlar - 3%
Samet Özeren
688 Mesajlar - 2%
SATILIK 2009 SONRASI ST ÖN IZGARA
2011 model arabamdan soğudum
Focus II sık karşılaşılan sorunlar
Ford Focus Comfort 2011 hakkında km sorunu.?
Yeni focus Fiyatları Belli Olmaya Başladı...
Yeni Ford Focus Avrupa (Türkiye) için Son Şeklini Aldı
Focus 2010 Trend
Bende Focuslandım
Yeni C Max hoparlör yardım öneri
Far Değişimi
Perş. 14 Tem. - 8:30
Perş. 30 Haz. - 6:07
Ptsi 20 Haz. - 22:13
Ptsi 6 Haz. - 22:15
Cuma 1 Nis. - 15:54
Cuma 1 Nis. - 8:26
Cuma 1 Nis. - 8:17
Cuma 1 Nis. - 8:14
Perş. 31 Mart - 22:11
Perş. 31 Mart - 21:53
kralcuneyt
YSF
aramasorma
cihangfb
blade20
YSF
YSF
uA_Y_C_A
posta464
Samet Özeren
Yetkinforum.com | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Ücretsiz blogunuzu yaratın