Focus Club Tr
Bu site kapanmıştır.
YENİ sitemiz; www.FocusClubTr.com




 
AnasayfaTakvimSSSKayıt OlGiriş yap
uA_Y_C_A
9260 Mesajlar - 29%
YSF
5163 Mesajlar - 16%
esmerce
4642 Mesajlar - 14%
BARAN
3931 Mesajlar - 12%
drmert
2899 Mesajlar - 9%
siyah&beyaz
2446 Mesajlar - 8%
ALPER
1150 Mesajlar - 4%
madmax5
1092 Mesajlar - 3%
Anchowy61
914 Mesajlar - 3%
Samet Özeren
688 Mesajlar - 2%

Paylaş|

Güne Gülümseyerek Başlayın :)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4 ... 10, 11, 12  Sonraki
YazarMesaj
YSF
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 5163
Nerden : Kayseri
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 24/04/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) C.tesi 8 Mayıs - 6:50

Akıl hastanesinin başhekimi, delilerden birine:
- Durand, şu dolabı ikinci kata çıkarabilir misin? dedi. Yardım etmesi için de, yanına bir arkadaşını al...
Yarım saat sonra Durand, kan ter içinde ve yüzü kıpkırmızı bir halde dolabı ikinci kata çıkardı. Başhekim sordu:
- Arkadaşın nerede?
- Dolabın içinde efendim, rafları taşıyor..

********...***

Psikolog, karşısındaki sinir hastası bir genci teste tabi tutmaktadır. Kağıt üstüne bir dikdörtgen çizip:
- Bu, size neyi hatırlatıyor? diye sorar.
Hasta:
- içinde kadın bulunan bir yatağı, diye cevap verir.
Arkasından psikolog kağıda büyücek bir kare çizer. Hasta, bu defa:
- içi kadın dolu bir oda der.
Derken, çok büyük bir dikdörtgen çizdiğinde hasta bu seter de:
- Bu da içi kadın dolu bir ev, deyince, psikolog dayanamaz:
- Tamam beyefendi der. Siz bir kadın budalasısınız.
Ama, psikolog daha lafını bitirmeden hasta bağırır:
- Ne ben mi? Esas sen kadın budalasısın be..
Sabahtan beri bana terbiyesiz resimler çiziyorsun

**********

Gözleri kör yalnız ve yoksul bir Kayserili kırlarda başıboş dolanırken bastonuna değen sihirli lambayı alıp içinden cini çıkarmayı başarmış.

Bu işten hayli bıktığı belli olan cin Kayseriliye şöyle bir baktıktan sonra;

- Senin hayli isteğin vardır; simdi sen gözlerin açılsın istersin, zenginlik dilersin, evlenmeği arzularsın, ama uğraşamam. Sadece bir dileğini yerine getireceğim. İyi düşün ve ne isteyeceksen iste… demiş.

Kayserili biraz düşündükten sonra dileğini söylemiş;
- Çocuğumun saatlerce altınlarımı saymasını görmek istiyorum…




Yaşamak bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmandıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler..!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
uA_Y_C_A
Yönetim
Yönetim
avatar
Mesaj Sayısı : 9260
Nerden : istanbul
Kayıt tarihi : 18/02/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) C.tesi 8 Mayıs - 6:57

Sonuncusu süper yeah Gülüş




Sizleri Focus III harici konularımıza da bekliyoruz yeah


'08 -Titanium-Fırtına Grisi-
Sarıyla Kırmızı bir ateştir kalplerde...
If we can't live together, we're going to die alone


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.focusclubtr.com
YSF
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 5163
Nerden : Kayseri
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 24/04/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) C.tesi 8 Mayıs - 7:02

Adamla karısı her zamanki gibi kilisede vaaz dinlemeye gidiyorlarmış. Ancak adam her seferinde vaazın ortalarına doğru uyuklamaya başlarmış, o yüzden yerlerine oturmadan önce karısı çantasından bir çengelli iğne çıkartmış:
- Bana bak adam... demiş "bugün de yanımda uyuklarsan şu iğneyi artık nerene rast gelirse batırac...ağım. Derken kilise toplanmış, vaaz başlamış. Biraz sonra kadın başını yana doğru bir çevirmiş, kocası uyukluyor. Kadın:
- Benden günah gitti.. diye iğneyi çıkarırken, Papaz;
- Bu evreni yaratan kimdir? diye sormuş. Tam o anda kadın iğneyi batırıverince adam:
- "ALLAAH" diye bağırmış. Papaz gülümsemiş, "adamı uyandırdım" diye kadın da gülümsemiş. Vaaz devam etmiş. 5-10 dakika sonra kadın yine başını çevirmiş, adam yine uyukluyor. Bu arada vaaz devam ediyor. Papaz: - Allah'ın sizi duyması için ona şöyle seslenmeniz yeter... derken, kadın yine adama iğneyi batırınca, adam:
- Ey yüce Tanrım! diye bağırmış... Papaz yine onlara bakıp gülümsemiş, vaaz devam etmiş. 5-10 dakika sonra kadın kocasına yine bakmış, adamın yine uyukladığını görünce:
- Pes yani pes" diye iğnesini çıkartmış. Papaz:
- Peki Havva ikinci kez hamile kaldığı zaman Adem'e ne demiştir? diye sorarken kadın bütün gücüyle iğneyi adama batırmış ve adam can havliyle bağırmış:
- Bana bak yeter artık! O elindeki bana bir kere daha değerse yemin ediyorum tuttuğum gibi koparacağım!..




Yaşamak bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmandıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler..!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
YSF
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 5163
Nerden : Kayseri
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 24/04/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) C.tesi 8 Mayıs - 7:08

Futbol Manyağı Çocuğun Sınav Cevapları ... !!

Endoplazmik retikulum nedir?
Arjantinin gelecek vaad eden oyuncusudur.

-Lizozom ve ribozom nedir?
Surinam asıllı Hollandalı ikiz kardeşlerdir.

-İstanbul kaç yılında fethedilmiştir?
Bilmez miyiz hocam: Since 1453!

-Ünlü bir bestekar ismi yazınız.
Beşiktaş Çarşı Grubu

-Eski Roma krallarından birinin adını yazınız.
Eskisi Giannini, yenisi Totti.

-Almanya'nın başkenti neresidir?
Hertha Berlin.

-Ünlü bir Alman sanatçı ismi yazınız.
Franz Beckenbauer

-Sekizli hece ölçüsüne uygun bir mani yazınız.
Beşiktaşım sen çok yaşa
Canım feda olsun sana
Hiçbir şeye değişilmez
Senin sevgin bu dünya

-Büyük ünlü uyumuna uygun bir cümle yazınız.
Pele, Maradona, ve Puskas maça çıkmış.

-Rusya’dan 4 tane şehir yazınız.
CSKA Moskova, Dinamo Moskova, Spartak Moskova, Torpedo Moskova

-Duyguların belli bir ahenk ve ölçü içinde aktarılmasına ne denir?
Tezahürat

-İki iki daha kaç eder
Hangi 2 konuk takımınsa o fazla eder.

-Dört çarpı üç kaç eder?
Hocam, kasten çarptıysa penaltı eder ama yakın mesafeden çarptıysa devam eder.

-En beğendiğiniz müzik türü hangisidir?
Statlarda yapılan tezahürat…

-İzmir denince aklınıza gelen üç şey nedir?
Göztepe, Karşıyaka, Altay…




Yaşamak bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmandıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler..!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
YSF
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 5163
Nerden : Kayseri
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 24/04/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) Salı 11 Mayıs - 5:19

cennete son bilet

Kıyamet kopar.herkesin gideceği yerler belirlenir.cennette bir kişilik yer kalır ama üç aday vardır.cennetin kapısındaki melek sorar.

-en acayip şekilde ölen kim?
Adamların üçüde
-"ben" der.melekte "anlatın bakalım" der.

Birinci adam başlar anlatmaya,-"haçan ben musluk tamircisiyim.bir gün bir apartmanda arıza vardı 5. Ka...tta asansöre bindim asansör 3.katta arızalandı.bende asansörün havalandırmasına çıktım oradan da küçük bir pencereden binanın dışındaki pencere pervazlarına tutunarak gidiyordum.bir pencere gördüm açık tam içeri girecektim adamın biri elinde çekiçle ellerime vuruyor ben tutuyorum o vuruyor sonunda tutunamadım düştüm.ölmemiştim gözümü açtım üstüme bir buzdolabı düşüyor.sonrasını hatırlamıyorum".

ikinci adam başlar anlatmaya,
-"ben işadamıydım hep seyahat ederdim.karımın da beni aldattığını düşünüyordum.bir gün yine seyehata gidiyorum diyerek evden çıktım amacım karımı izlemekti.evin karşısında bekledim.baktım benim eve biri geldi.hemen ardından eve çıktım karım kapıyı açtı panik içindeydi.nerde o dedim.adamı aramaya başladım.odalara baktım yok.gardropa baktım yok yatak odasının penceresine baktım.ne göreyim bir çift el hemen aklıma çekmecedeki çekiç geldi aldım elime çekici ben vuruyorum o tutuyor ben vuruyorum o tutuyor sonunda iki eline de vurdum.yere düştü baktım hala aşağıdan bana bakıyor hemen baktım solumda küçük buzdolabı var aldım buzdolabını pencereden aşağı attım.ama benim kıravat buzdolabının kapağına sıkışmış beni de aşağı aldı.sonrasını hatırlamıyorum.burdayım işte.

sıra gelir üçüncüye.-"ben çok hovardaydım. sevgilim sık sık beni evine çağırırdı.bir gün yine çağırdı.gittim.daha gireli beş dakika olmadan kapıya hızlı hızlı vurulmaya başlandı.kadın kapıya koştu delikten bakınca bana eyvah kocam geldi çabuk saklan dedi.sağa gidiyorum saklanacak yer yok sola gidiyorum saklanacak yer yok en son gözüme yatak odasındaki buzdolabı ilişince çok şaşırdım o kadar gelip gitmiştim bu eve bu buzdolabını ilk defa görüyordum.neyse zar zor girdim büro tipi buzdolabının içine.sonra dolap sallanmaya başladı sanki havalanmıştı.sonrası herkes gibi bende buradayım.




Yaşamak bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmandıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler..!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
YSF
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 5163
Nerden : Kayseri
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 24/04/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) Salı 11 Mayıs - 5:36

Uzun ikna turlarindan sonra Ermeni mahallesinin 17 yasindaki guzeller guzeli ve yoksul aile kizi ZIVART, mahallenin zengin ve 75 yasindaki MIGIRDIC beyi ile evlendirilir.
ilk gece Migirdic bey ölür.Durumu supheli bulan savciligin actigi dava sonucunda;
Mahkemede hakim sorar:
- "Kizim anlat bakalim nasil oldu?"
Zivart, utan...gac ve ermeni şivesiyle anlatir:
- "Valla hakim bey, malumunuz zifaf gezesi... Migirdic bey ustume geldi...basladi titremege...ben zanetim geloor, meger gidoormus."

*******


Sen Konus Ben Dinliyorum

Iki katli otobüslerin yeni çiktigi zamanlardi.Alt katta muavinin sag tarafindaki koltukta oturuyorum.Muavinin sol tarafindaki koltukta da 24,25 yaslarinda bir kiz oturuyor,telefonu çaldi kizin.Camlarda da koca koca stickerlar var lütfen cep telefonlarinizi kapatiniz.Kiz açti telefonunu basladi konusmaya.Muavin hemen uyardi kizi ''hanimefendi telefonla konusmaniz yasak''
Kiz adami duymamis gibi yapti konusmaya devam ediyor.
Yanliz kizda öyle sesli konusuyor ki hepimiz ögrendik olayi.Kiz sevgilisine yalan söylemis,kendini affettirmeye çalisiyor.Muavin tekrar uyardi kizi''hanimefendi lütfen kapatin telefonla konusmak yasak''
Kiz adami hiç takmadi israrla konusmaya devam ediyor.Yolcular tedirgin gözlerle bir kiza bakiyor,bir muavine.Adam iyice sinirlendi,ayaga kalkti tekrar ve daha yüksek sesle''hanimefendi telefonla konusmaniz yasak diyorum anlamiyormusunuz''
Kiz bir süre sessiz kaldiktan sonra''sevgilim telefonla konusmam yasakmis otobüste,sen konus ben seni dinliyorum'' dedi

*********

Eski zamanların birinde bir kayıkçı varmış.
Rivayet oymuş ki adamın kayığına binen elinden kurtulamıyormuş. Bunu duyan dişli bir kadın;
”-Olur mu canım öyle şey? Ben bindiğim gibi inerim,” demiş.

Neyse kayığa binmiş.
”-Çek Göksu'ya,” demiş.

Kadın başlamış adamı incelemeye, adam hiç bir şey yapmıyormuş sadece kürekleri çekip bir şeyler mırıldanıyormuş. Bir, iki, üç, dört, derler deyip asılıyormuş küreklere. Kadın en sonunda dayanamayıp;
”-Adam ne derler,” demiş.

Kayıkçı kadına bakmış, bıyığını burkmuş:
”-Valla güzelim sen bu kayığa bindin ya vermesen de verdi derler,” demiş...




Yaşamak bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmandıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler..!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
uA_Y_C_A
Yönetim
Yönetim
avatar
Mesaj Sayısı : 9260
Nerden : istanbul
Kayıt tarihi : 18/02/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) Perş. 13 Mayıs - 9:23

GÜNÜN FIKRASI


Üniversite yemekhanesine giren bir ögrenci tüm yerler dolu olduğundan gidip üniversite profesörü...nün oturdugu masaya oturmus.
Profesör kaşlarını çatarak: " Öküzler ve kuşlar aynı masada oturamaz!"
Öğrenci: "O zaman ben uçuyorum..."
Profesör cevaba çok sinirlenmis, sınavda öğrenciye takmış ve sınavını başarısız geçmesi icin elinden geleni yapmış.
Yanlız sınavda öğrenci tüm soruları mükemmel bir şekilde cevaplamış.
Profesör öğrenciye: Sana son bir soru soracağım - demis.
Yolda yürürken iki torba buldun, birinde akıl var, digerinde ise para var. Hangi çuvali alırsın?
Öğrenci: "Para olan cuvalı seçerdim..."
Profesör: "Ben akıl olan çuvalı seçerdim..."
Öğrenci:"Normal! Kimde ne eksikse onu seçer...
Profesör çok sinirlenmis, öğrencinin not defterini alıp icine "Öküz"
yazmış. Öğrenci nota bakmadan odadan çıkmış.
Bir dakika sonra öğrenci kapıyı aralamış : "Sayın profesör, imzanızı
atmışsınız, fakat notumu yazmayı unutmuşsunuz."- demiş.




Sizleri Focus III harici konularımıza da bekliyoruz yeah


'08 -Titanium-Fırtına Grisi-
Sarıyla Kırmızı bir ateştir kalplerde...
If we can't live together, we're going to die alone


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.focusclubtr.com
YSF
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 5163
Nerden : Kayseri
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 24/04/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) Paz 16 Mayıs - 8:54

kop




Yaşamak bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmandıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler..!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
YSF
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 5163
Nerden : Kayseri
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 24/04/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) Paz 16 Mayıs - 9:17

AZERİ DOKTOR

Gelesen!
- Selam doktor bey!
- Salam... Sabahın hayır! (Selam. İyi sabahlar)
- Ne salamı? Kızımı muayeneye getirdim. - Gızım, sen yahşi birine ohşayırsan! (Kızım sen iyi birine benziyorsun.)
- Neee! Kızım kimi okşuyormuş?
- Vallahi kimseyi okşamıyorum baba!
- Sus kız! Koskoca doktor yalan mı söyleyecek? Ellerinde...ki pişikten anladı herhalde!
- Pişik ele degel kucağa yaraşır. (Kedi ellenmemeli, kucağa alınmalı.)
- Doktor sen ne diyosun yaa?
- Siz haradan gelisiz? (Siz nereden gelirsiniz?)
- Biz at mıyız haradan gelecek? Doktor, ağzını topla...
- Gızım soyunasın, sırtına gulag asmag isterem. (Kızım soyun da sırtını dinleyeyim.)
- Baba ya... bu adam kimin kulağını sırtıma asacak?
- Men indi gızına dayandıraaram. Marağım gabardı. Neçe ağlarsın? (Ben şimdi kızınızı durdururum. Merak ettim. Neye ağlarsın?)
- Baba ne diyo bu?
- Gızım sen kârhanede çalışırsın? (Kızım sen fabrikada mı çalışıyorsun?)
- Lan p... doktor... Küüüüütttt...
- Özümü itirdim, dağlara kar düşende, bülbüle gam düşende, ruhum bedenden oynar, gözüme yumruk gelende...




Yaşamak bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmandıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler..!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
drmert
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 2899
Nerden : Hatay
Yaş : 39
Kayıt tarihi : 19/02/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) Paz 16 Mayıs - 9:57

kop
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
YSF
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 5163
Nerden : Kayseri
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 24/04/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) Ptsi 17 Mayıs - 7:57

Çanakkale'den 30-32 yaşlarında bir kadın,
kucağındaki süt bebeğiyle otobüse biner.
Yanına da iri kıyım bir adam oturur.
Otobüs Ezine'ye ulaştığında kadın
çocuğunu emzirmek amacıyla memesini açar
ve çocuğun ağzına verir.
Ancak çocuk inatla memeyi emmek istemez.
Kadın çocuğa kızar ve sert bir sesle;
-Al yoksa amcaya veririm!.....
Adam göz ucuyla bakar ve önüne döner...
Ayvacık'a geldiklerinde kadın yine memesini çıkarır
ve çocuğu yine emzirmek ister,
çocuk yine emmez ve yine aynı sözler
kadının ağzından dökülür;
-Al yoksa amcaya veririm.
Bu olay her durakta tekrarlanır ve hepsinde de
aynı şeyler yaşanır.
Küçük kuyu, Altınoluk, Güre, Akçay derken
Edremit'e kadar gelinir.
Edremit'te de kadın;
-Al yoksa amcaya veririm diyince adam patlar ;
-Hanım hanım yeter artık!..
Vereceksen ver.
Ben taa Ayvacık'ta inecektim,
buralara kadar geldim...




Yaşamak bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmandıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler..!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
YSF
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 5163
Nerden : Kayseri
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 24/04/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) Salı 18 Mayıs - 10:05

Hafifmeşrepliği ile nam salmış bir kadın, bir toplantıda her nasılsa yanına düşmüş olan tanınmış Amerikalı mizah yazarı Mark Twain'le dereden tepeden konuşurken mevzu dönmüş, dolaşmış, annelik meselesine gelmiş. Kadın, yine aynı mevzua temas ederek:
- Yıllardan beri evliyim, bir çocuğum olmasını çok isterdim, halbuki hiç çocuğum olmadı..., demiş.
Bunun üzerine Mark Twain hemen cevabı yapıştırmış:
- Bunda şaşılacak pek bir şey yok!
- Çok çiğnenen patikalarda ot bitmez.

--------

Amerika'da bir fuar açılmıştı. Fuarda zencileri beyaza dönüştüren bir makine tanıtılıyordu. Denemek 10 dolardı. iki zenci fuarı gezerken bu makineyi gördüler ve denemeye karar verdiler. Birinin 11 doları diğerinin ise 9 doları vardı. 9 doları olan arkadaşına dönüp
-Sen 1 dolarını bana ver. Gidip birlikte beyaz olalım. dedi. Arkadaşı ise :
-Dur! Önce ben gireyim, deneyeyim. Eğer memnun kalırsam sana 1 dolarımı veririm. Sen de beyaz olursun. dedi.
Anlaştılar. Zenci gidip makineye girdi ve bir süre sonra beyaz olarak çıktı. Dışarıda kalan zenci duruma çok sevinmiş olarak arkadaşının yanına gidip :
-Hadi dedi. 1 doları ver ben de beyaz olayım.
-Hadi oradan pis zenci!;

---------

Topun Hacmi



Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir mühendise bir kırmızı top verip bunun hacmini nasıl bulacaklarını sormuşlar. Matematikçi, bir mezura ile etrafını ölçüp formülle yarıçapını hesapladıktan sonra diğer bir formülle yarıçapından hacmini bulacağını söylemiş. Fizikçi ise topu suya batırıp yer değiştiren suyun hacmini ölçerek topun hacmini bulabileceğini söylemiş. Top son olarak mühendisin eline verilmiş, mühendis topu şöyle biraz çevirip bakmış ve sonra: "Bana kırmızı toplar kataloğunu bulun"




Yaşamak bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmandıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler..!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
ALPER
Yönetim
Yönetim
avatar
Mesaj Sayısı : 1150
Nerden : Ankara ℂ⋆
Kayıt tarihi : 19/02/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) Salı 18 Mayıs - 11:12

Zenci işi güzelmiş Gülüş






Arabanın Deposuna Fare girse,Düşer kafayı yarar.. Exclamation

FocusClubTr

TIKLA [Radyo MyDonose]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
YSF
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 5163
Nerden : Kayseri
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 24/04/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) Salı 18 Mayıs - 12:42

Gülüş




Yaşamak bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmandıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler..!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
YSF
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 5163
Nerden : Kayseri
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 24/04/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) Çarş. 19 Mayıs - 12:29

Temel 20 senedir Almanya'da yaşıyormuş. Bir gün göçmen bürosuna gidip Almanya'dan kesin dönüş yapacağını söylemiş. Göçmen bürosundaki Almanlar Temel'i tanıyorlar, seviyorlar.

Sormuşlar; 'Niye dönüyorsun?' diye.

Temel 'homoseksüeller yüzünden' demiş.
...
Bürodakiler şaşırmış; 'Seni rahatsız filan ediyorlarsa hemen bir şikâyette bulun, gereğini yaparız. Buradan bu yüzden ayrılmana değmez demişler'.

Temel 'Beni rahatsız etmiyorlar' demiş.

Bürodakiler yine şaşırmış; 'Peki neden gidiyorsun?'

Temel cevaplamış: 'Burada 20 yıl önce homoseksüellik yasaktı,10 yıl önce serbest oldu, 5 yıl öncede evlenmelerine izin verildi. Homoseksüellik MECBUR olmadan dönmek istiyorum.




Yaşamak bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmandıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler..!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
YSF
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 5163
Nerden : Kayseri
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 24/04/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) Cuma 21 Mayıs - 11:48

bi evli çift varmış bunlar

hergece ilişkiye girerlermiş kadın bu durumdan sıkılmış benim buna çare

bulmamlazım demiş sabah kocasını işe göndermiş akşam olmuş
...kocası
gemiş tam yatcakları zaman kadın simsiyahgiyinmiş adam sormuş


-
"hanım bune kadın aysorma bey bu gün bizim akrabalardan biri öldü
bizde adettir
yas tutulurbirhafta ilişkiye girilmez" adam birgün geçmiş ikiüç gün
geçmiş
dayanamamış benimbunaçare bulmamlazım demiş sabah
işegitmiş akşam
dönerken tuafiyeye uğramış siyah kurdale
almış yatcakları zaman kurdalyeyi
baglamış kadın sormuş

-
"beybune" adam "hanım sizingecenlerde
akrabanız ölmüştü başsaglı
dilemeyi unutmuştum bir başsalıgı dileyip
cıkıcam" demiş




Yaşamak bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmandıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler..!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
YSF
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 5163
Nerden : Kayseri
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 24/04/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) Cuma 21 Mayıs - 11:51

Temel motorsiklet kursunu gidiyormus ve çok basarili bir ogrenciymis. Ogretmenleri tam olarak hazir oldugunu belirtmeden once Temel ve arkadaslarina son bir uyarida bulunmak istemiş:

- "Bakin, eğer gece motorsiklet ile gezerken karsida bir ışık görürseniz bilin ki bu baska bir motorsiklettir, dikkat edin."

Temel ehliyeti...ni almis ama 2 ay sonra hocalari Temeli hastanede tüm kemikleri kirik bir halde görmüsler. Sormuslar:

- "Temel ne oldu?"

- "Karsida 2 isik gördüm, aralarindan geceyim dedim




Yaşamak bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmandıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler..!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
YSF
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 5163
Nerden : Kayseri
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 24/04/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) C.tesi 22 Mayıs - 11:36

Oscar



Atlas Okyanusu'nda giden geminin kaptanı gemide olan bütün herkesi güverteye çağırmış. Herkes gelince
...-Size bir iyi bir kötü haberim var.
Önce hangisini söyliyeyim.
Herkes: "İyi" demiş.
-13 dalda oscar kazanacağız

Yüzbaşı



Bir Astsubay'la bir gözü takma Yüzbaşı aynı bekar lojmanında birlikte kalıyorlardı. Yüzbaşı her gece yatmadan takma gözünü çıkartır su dolu bir bardağa koyar sabah tekrar yerine takardı. Sıcak bir Yaz akşamı gece yarısı Astsubay susadı,el yordamıyla sehpadaki bardağı kaptı bir dikişte yuvarladı oda ne..suyla birlikte gözüde yutmuştu.Astsubay farkına vardı ama artık iş işten geçmişti. Ertasi gün sabah sporundan sonra Astsubay tuvalete gitme ihtiyacı duydu .Koşar adımla tuvate gitti pantolonunu sıyırdı başladı ıkınmaya fakat mümkün değildi bir türlü rahatlayamıyordu.Onun ıkınma sesini duyan tuvalet nöbetcisi er telaşlandı nazikçe kapıyı tıklattı..
-Komutanım yardımcı olayım.. Astsubay can havliyle kapıyı açtı,
-Bak oğlum şurada ne var bir türlü s...çamıyorum deyip er'e doğru döndü. Er eğilip bakar bakmaz hazırola geçti ve selam durdu.Bunu gören Astsubay sinirlendi,
- Ne selam durdun evladım diye bağırdı..
Asker yanıtladı; -Nasıl selam durmayım Komutanım içeriden Yüzbaşım bakıyor......

Denize girmek yasak




Bir grup İngiliz, Amerikan ve Türk gemiyle yolculuk ediyorlarmış. Birden şiddetli bir fırtına kopmuş. Geminin batacağını anlayan kaptan hemen yolculara koşup gemiyi boşaltmalarını istemiş. Fakat kimse buna inanmayarak kendini denize atmayı kabul etmemiş. Bir süre sonra bütün yolcuların ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu gören kaptan hemen bir tayfasını çağırmış. "Git bir de sen dene onları gemiden atlamaya ikna etmeyi" demiş. Tayfa gitmiş ve kısa bir süre sonra geri dönmüş. Kaptan merakla sormuş:
-Eee, noldu?
-Hepsi atladılar efendim.
Kaptan çok şaşırmış:
-Nasıl olur, daha demin kıllarını bile kıpırdatmamışlardı. Ne dedin onlara?
-Çok kolay. İngilizlere "Sizin gibi soylu insanlar batmak üzere olan bir gemide olmamalılar" dedim.
Amerikalılara deniz suyunun insan vücudu için çok faydalı olduğunu söyledim.
-Peki ya Türklere ne dedin?
-Onlara da "Denize girmek yasak! " dedim.




Yaşamak bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmandıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler..!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
YSF
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 5163
Nerden : Kayseri
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 24/04/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) C.tesi 22 Mayıs - 11:46

Evlilik Danışmanı



Karı-koca 20 yıllık bir evlilikte sorun yaşamaya başlayınca, kendilerini bir evlilik danışmanının önünde bulmuşlardı.....
...
Danışman, problemin ne olduğunu sorar sormaz kadın bunca yılın birikiminden olsa, hemen söz alıp, heyecan, üzüntü ve biraz da umutsuzlukla geçen 20 yılda çektiklerini sıralamaya başlamıştı..



Hepsini, ama hepsini eksiksiz saydı.. Kocasının ona ilgisizliğini, soğuk davranışlarını, umursamazlığını, yabancılaşmasını, yalnızlığını, aralarındaki ilişkinin bittiğini, duygusal ihtiyaçlarının artık karşılanmadığını ve evliliklerinin kavram itibariyle boş ve anlamsız bir beraberlik haline geldiğini ,anlattı da anlattı....



Danışman onun iyice içini dökmesine izin verdi. Sonra birden ayağa kalktı, kadını da ayağa kaldırdı, önünde bir an hareketsiz tutup gözlerinin içine baktıktan sonra arzu ve şehvet ile saldırırcasına sarılıp uzuun uzun öptü. Koca olanı biteni dikkatle ama karşı çıkmadan izlemişti.



Kadın, yarı afallamış, neredeyse bulutlardan yerine düşercesine oturdu!



Danışman masasına geçti, ve kocaya dönerek:



-Bak, karının ihtiyacı tam olarak bu işte!! Bunu hiç değilse haftada üç kez

yapabilecek misin?



Adam, azıcık düşündükten sonra:

-Bak, Doktor !... Hadi Pazartesi ile Çarşamba sana getireyim, ama Cuma

getiremem, arkadaşlarla maçım var !...




Yaşamak bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmandıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler..!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
YSF
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 5163
Nerden : Kayseri
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 24/04/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) C.tesi 22 Mayıs - 11:49

Alış-Veriş



Eski İstanbul'da bir yaptığı veresiye alış verişlerde pek borcunu ödemeyen bir memur varmış. Bir gün bir alışverişteyken çarşıyı denetleyen belediye başkanı adı Mehmet olan bu adama da hal hatır sormuş:
...- Ooo Mehmet Efendi nasılsın?
- İyi alış veriş yapıyorum. Bu cevap üzerine ağzı Mehmet Efendi'den yanan dükkan sahibi hemen atılmış:
-Vallahi efendim şu ana kadar yalnızca aldı. Çok şükür daha bir şey verdiğini pek görmedik

İddia



Nasreddin Hoca, bir gün eşeğiyle odun getirir. Hava da cok sıcak olduğundan hem kendisi hem eseği kan ter içinde kalırlar. Hoca odunları indirir, yerleştirir. Karısına:
- Hatun, eşek cok yoruldu, onu bir yemleyiver, diye seslenir.
Karısıda o gün yorgun olduğundan:
- Efendi, benim işim var, sen yemleyiver, der.
Hoca sıcaktan iyice bunalmış vaziyette kendini minderin üzerine atar.
- Olmaz! Hiç halim yok, veremem, sen ver der.
Eşeğin yemini sen vereceksin ben vereceğim derken iş kızışır. Epeyce tartışırlar. En sonunda Hoca:
- Pekala! Öyleyse aramızda bahse tutuşalım. Kim önce konuşursa eşeğe o yem versin. Anlaştık mı? der.
Karısı teklifi kabul eder. İkisi de birer köşeye çekilirler. Az sonra kadın, el işini alarak komşuya gider. Hoca birşey diyemez. Aradan biraz zaman geçer. Eve bir hırsız girer. Hoca'yı görünce kaçacak olur. Ama Hoca'dan hiç ses ve tepki gelmediğini anlayınca kaçmaktan vazgeçer. Ortalıkta ne var ne yoksa koca bir çuvala doldurur. Hoca'nın gözleri önünde çuvalı yüklenerek evden çıkar. Karısı epey zaman sonra eve girip evin halini görür. Eşyaların yerinde yeller esmektedir. Telaşla:
- Bu ne hal? Efendi! diye çiğlik atar.
Hoca yattığı yerden doğrularak:
- Haydi bakalım Hatun, bahsi kaybettin. Eşeğin yemini sen vereceksin! der.

Mutlu Bebek



İki gey birlikte yaşamaktadır. Her şey çok iyi gitmekte oldukça iyi geçinmektedirler. Sonunda evlenmeye karar verirler. Evlilikleride oldukça mutludur ancak tek bir dertleri vardır oda çocuk sahibi olamamak. Bu onları yiyip bitirmektedir. Birgün akıllarına bir fikir gelir kiralık bir anne bulacaklar spermlerini birleştirerek mikroenjeksiyon yöntemi ile hamile bırakacaklardır. Operasyon gerçekleşir ve bebeklerinin doğumunu beklemeye başlarlar. Doğum günü gelmiştir ve her ikiside heyecanla hastane koridorunda beklemektedir. Sonunda hemşire gelir ve
-"müjde nur topu gibi bir oğlunuz oldu" diyerek mutlu haberi verir. Çok heyecanlanan gey ler bir an önce bebeklerini görmek isterler ve yeni doğan bebeklerin olduğu bölüme hemşire ile birlikte giderler. Fakat bütün bebekler feryat figan ağlamakta ancak bir bebek mutluluktan uçarcasına gülücükler atmaktadır. Heyecanla hemşireye bebeklerinin hangisi olduğunu sorduklarında hemşire
- "gülen bebek sizinki" der. Şaşıran geyler "nasıl olur bütün bebekler ağlarken bizim bebeğimiz gülüyor" hemşire
- "kıçındaki dereceyi çekeyim siz ozaman görün ağlamak nasıl oluyor."

Meraklı Deve



Genç deve annesine sormuş
-"Anne niye bizim ayaklarımız bu kadar büyük?"
Anne cevap vermiş:
-"Çölde kuma batmamak için."
Genç deve tekrar sormuş:
-"Peki kipiklerimiz niye bu kadar gür.
Anne tekrar cevap vermiş:
-"Çölde kum fırtınalarında kum kaçmasın diye."
Merakı yatışmamış olan genç deve bir soru daha sormuş:
-"Bizim niye hörgüçlerimiz var."
Anne deve sabırla yanıtlamış :
-"Çölde çok uzun süre susuz idare edebilmek için suyu hörgüçlerimizde depolarız."
Sonunda dayanamayan genç deve sormuş :
-"Peki biz bu hayvanat bahçesinde ne işimiz var?"

Kırşehirli Muavin


Bir kamyonun şoförü Nevşehirli, muavini de Kırşehirli'ymiş. Bir gün kamyona 6 metre yüksekliğinde yük yükleyip yola çıkmışlar. Bir süre sonra yüksekliği 5 metre olan bir köprüden geçeceklermiş. Kırşehirli muavin sağa sola bakınmış, Nevşehirli şoföre "Trafik yok, geç ağbi" demiş




Yaşamak bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmandıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler..!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
YSF
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 5163
Nerden : Kayseri
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 24/04/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) Paz 23 Mayıs - 13:30

PARAGÖZ:
Kayseri'li bir paragöz bir bakkalın ölüm döşeğindeki son sözleri:
-Karıcığım buradamısın ?
-Tabiki canım seni hiç yalnız bırakır mıyım ?
-Oğlum Ahmet sen burada mısın peki?
...-Evet babacım.
-Kızım Rabia'ya haber verdiniz mi
-Bende buradayım babacım sen merak etme ..
-Allah belanızı vermesin hepiniz buradasınız da bakkala kim bakıyoo ahaha




Yaşamak bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmandıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler..!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
YSF
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 5163
Nerden : Kayseri
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 24/04/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) Paz 23 Mayıs - 13:31

PARAŞÜTÇÜ........

Uzun süren eğitimlerden sonra nihayet ilk atlayış günü gelmişti. Uçak havalanmadan önce komutan askerlere ;
"arkadaşlar hiç panik yapmayın, uçaktan atladıktan sonra ilk önce paraşütün ana kolunu çekin, açılmazsa korkmayın sakin bir şekilde yedek paraşütün kolunu çekin, oda açılmazsa bilin ki aşağıda a...mbulans bekliyor olacaktır" der ve uçak havalanır.

bir iki üç derken sıra Temele gelir.Temel büyük bir heyecanla birinci kolu çeker.... paraşüt açılmaz. İkinci kolu çeker....yine açılmaz ve Temel aşağı doğru hızla süzülürken, "Allah bilir aşağıda ambulans da yoktur " der.




Yaşamak bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmandıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler..!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
YSF
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 5163
Nerden : Kayseri
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 24/04/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) Paz 23 Mayıs - 13:35

Temel ile Fadime birbirine sırılsıklam aşıktır. Birlikte fındık bahçesinde yürürken Fadime, dallardan birine uzanır. Bunu fark eden Temel:
- Ağaçtan, bir dal koparanı....
Fadime, elinde tuttuğu ağacın dalını kırar.
Temel, dal koparmanın cezasını Fadime'ye ödetir. Daha sonra yürümeye devam ederler. Aradan, beş dakika geçer... geçmez Fadime, tekrar bir dal koparır. Temel ikinci kez onun cezasını verir. Fadime, durumdan oldukça memnun yürürken bir ağacın yanına yaklaşırlar. Fadime, bir dalı koparmaya hazırlanır. Bacaklarında derman kalmamış bir halde yürümekte olan Temel, Fadime'nin tuttuğu dalı da kopardığını görünce:
- Ona ben karışmıyorum. O vakıf malıdır...

---------
Vejeteryan

İki Yahudi kadın lokantaya gidiyor. Kadınlardan biri kendine etli bir yemek söylüyor. Bunun üzerine iki kadın arasında şöyle bir konuşma başlıyor:
- İnanırsın ben vejeteryan oldum.
- Nasıl yani?
- 10 yıldır vücuduma dirhem et girmemiştir.
- Ne yani Alex'in ki, sebzedir?

---------
Kadın kocasına:
- Doktor hafızanın çok zayıf olduğunu duyunca ne dedi?
- Ne desin, Vizite parasını peşin istedi.

--------
Vites

Temel bir gün son model bir Mercedes araba ile Trabzon'a gelmiş ve arkadaşları ile muhabbete başlamış;
Konu arabalardan açılınca, Temel başlamış arabasını övmeye, Almanlar ne kadar zeki insanlar yahu, yaptıkları araba dört dörtlük. Şöyle iyi araba, böyle rahat araba, çok hızlı araba vs.neyse böyle konuşulurken iş iddiaya binmiş ve
Temel 'Ben arabamla Trabzon'dan Samsuna 4 saatte giderim' demiş.
Arkadaşları gidemezsin demişler. Temel hemen heyecanlanarak arabasına binmiş ve 'gideyim de görün uşaklar' demiş.
Arkadaşları 'iyide biz senin oraya ne zaman vardığını nereden bileceğiz demişler.'
Temel'de 'Samsun'a varınca telefon ederim.' demiş.
Oradan hemen biri atılmış ve 'iyide Samsun'dan aradığını nereden bileceğiz. Sen git şu kişiyi bul oradan, o bizi arasın.' demiş.
Temel adresi alarak yola çıkmış ve 3,5 saatte Samsun'a varmış, sözü edilen kişiyi bulmuş ve Trabzon'a telefon etmişler.
Arkadaşları Temel'e 'oooo Temel iddiayı kazandın tamam hadi gel' demişler ve başlamışlar Temel'i beklemeye.
Aradan 5 saat geçmiş Temel yok. Gece olmuş Temel yok.
Arkadaşları 'nerde kaldı bu yahu' diyerek evlerine gitmişler. Sabah erkenden herkes birbirine 'Temel geldi mi? ' diye sormuş ama kimseden cevap yok.
O gün de Temel Efendi Trabzon'a teşrif etmemiş.
Ertesi gün sabah yine yok, öğleden sonra çıkmış gelmiş!.
Arkadaşları Temel'e hemen 'yahu Temel Samsun'a 3,5 saatte gittin 3 günde ancak döndün, ne oldu uşağım' demişler
Temel de ' Sormayın be arkadaşlar bu Alman'lar ne geri zekalı bir millet' demiş.
Arkadaşları ' Ne oldu Temel' demişler
Temel ' Şu güzelim arabayı yapmışlar, 5 tane ileri vites koymuşlar ama 1 tane geri vitesi koymuşlar' demiş.




Yaşamak bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmandıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler..!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
MehmetMoscow
Ghia
Ghia
avatar
Mesaj Sayısı : 529
Nerden : Moskova
Yaş : 35
Kayıt tarihi : 11/04/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) Paz 23 Mayıs - 17:46

Adam oğlunun odasının önünden geçerken hayretle bakakaldı. Yatağı güzelce toplanmıştı ve odası hiç olmadığı kadar derli toplu görünüyordu. Sonra adam yastığın üzerine bırakılmış mektup zarfını farketti. Üzerinde -Babama- yazıyordu. Aklından geçen bin bir kötü düşünceyle... mektup zarfını açtı ve titreyen elleriyle mektubu okudu: Sevgili baba; Sana bu satırları derin bir pişmanlık ve üzüntü içinde yazıyorum. Kız arkadaşımla kaçmak zorundaydım çünkü seni ve annemi yaşanacak rezaletten uzak tutmak istedim. Gerçek tutku ve aşkı ben jale ile buldum ve o öyle tatlı ki anlatamam… Şunu biliyordum siz onun vücudunun her yerine taktığı küpeleri, derisine işlettiği dövmeleri, kendine has o çılgın giyim tarzını asla ama asla onaylamayacaktınız ve tabi benden çok büyük olmasıda bir sorundu. Fakat benim için bunlar değildi gerçek tutku ve gerçek aşk… Baba jale hamile! Jale’nin dediğine göre çok mutlu olacağız. Ormanda kendine ait bir karavanı ve tüm kış yetecek kadarda yakacağı var. Bir sürü çocuğa sahip olma düşüncesi rüyalarımızı süslüyor. Jale benim gözlerimi esrar gerçeğine açtı ve artık biliyorum ki esrar kimseye zarar vermez. Esrar yetiştirecek ve insanlara pazarlayacağız ve yine bu sayede ihtiyacımız olan kokoin ve ekstaziye ulaşacağız. Artık tam anlamıyla bilime yalvarıyoruz dualar ediyoruz şu AIDSin çaresi bulunsun ve Jale sağlığına kavuşsun diye….. O kesinlikle iyileşmeyi hakediyor. Endişelenmeyi bırak baba ben 15 yaşındayım ve kendi başımın çaresine bakabilirim.. Eminim birgün geri döneceğiz ve sen kendi torunlarını tanıyacak,seveceksin Oğlun…..

NOT: Baba yazdığım mektubun tek kelimesi bile doğru değil. Ben Mehmet’lerdeyim. Sadece sana; masamın üzerinde seni bekleyen karneden daha kötü şeylerin olduğunu hatırlatmak istedim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
YSF
Moderatör
Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 5163
Nerden : Kayseri
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 24/04/10

MesajKonu: Geri: Güne Gülümseyerek Başlayın :) Ptsi 24 Mayıs - 5:39

muhaha




Yaşamak bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmandıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler..!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Güne Gülümseyerek Başlayın :)

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
3 sayfadaki 12 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4 ... 10, 11, 12  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Focus Club Tr :: Ortak Alan - Sosyal :: Günlük Paylaşımlar-
İstatistikler - Top 10
En Çok Yazan
Yeni Konu / Mesaj
Kullanıcı AdıMesajları
Konu
Tarih
Yazan
uA_Y_C_A
9260 Mesajlar - 29%
YSF
5163 Mesajlar - 16%
esmerce
4642 Mesajlar - 14%
BARAN
3931 Mesajlar - 12%
drmert
2899 Mesajlar - 9%
siyah&beyaz
2446 Mesajlar - 8%
ALPER
1150 Mesajlar - 4%
madmax5
1092 Mesajlar - 3%
Anchowy61
914 Mesajlar - 3%
Samet Özeren
688 Mesajlar - 2%
SATILIK 2009 SONRASI ST ÖN IZGARA
2011 model arabamdan soğudum
Focus II sık karşılaşılan sorunlar
Ford Focus Comfort 2011 hakkında km sorunu.?
Yeni focus Fiyatları Belli Olmaya Başladı...
Yeni Ford Focus Avrupa (Türkiye) için Son Şeklini Aldı
Focus 2010 Trend
Bende Focuslandım
Yeni C Max hoparlör yardım öneri
Far Değişimi
Perş. 14 Tem. - 8:30
Perş. 30 Haz. - 6:07
Ptsi 20 Haz. - 22:13
Ptsi 6 Haz. - 22:15
Cuma 1 Nis. - 15:54
Cuma 1 Nis. - 8:26
Cuma 1 Nis. - 8:17
Cuma 1 Nis. - 8:14
Perş. 31 Mart - 22:11
Perş. 31 Mart - 21:53
kralcuneyt
YSF
aramasorma
cihangfb
blade20
YSF
YSF
uA_Y_C_A
posta464
Samet Özeren
Bedava forum | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Yetkinblog